4. SEZON · 05 / 12
BİLGİ
Ey insan, Bilmek istedin. Bu iyi. Göğe baktın. Sorular sordun. Taşları açtın. Toprağı inceledin. Yıldızları ölçtün. Bedeni araştırdın. Dünyayı anlamaya çalıştın. Bütün bunlar insanın ışığıdır. Fakat bilginin de bir gölgesi vardır. İnsan bazen bildiği kadar haklı olduğunu sanır. Daha çok bilgi daha çok kibir getirebilir. Çünkü bilmek, her zaman anlamak değildir. Bir şeyi ölçebilirsin. Fakat ona değer vermezsen neden önemli olduğunu anlamamış olabilirsin. Bir ormanın kaç ağacı olduğunu sayabilirsin. Fakat ormanın bir insan için ne anlam taşıdığını bilmeyebilirsin. Bir yıldızı milyonlarca kilometre uzaktan inceleyebilirsin. Fakat göğe bakarken neden hayret ettiğini unutabilirsin. Ey insan, Bilgi sana dünyayı açar. Bilgelik ise o dünyada nasıl davranacağını sorar. Biri sana: “Ne kadar biliyorsun?” der. Diğeri: “Bildiğinle ne yapıyorsun?” diye sorar. İkinci soru daha ağırdır. Çünkü bilgi sorumluluk getirir. Bir şeyi biliyorsan artık görmezden gelmek daha zordur. Bir yanlış olduğunu biliyorsan ona ortak olmanın yükü artar. Bir zarar verdiğini biliyorsan devam etmenin bahaneleri azalır. Ey insan, Bilmediğinden korkma. Her şeyi bilmek zorunda değilsin. Asıl tehlike bilmediğini biliyormuş gibi davranmaktır. Şüphe etmekten korkma. Soru sormaktan utanma. Bir cevabı değiştirebilmeyi zayıflık sayma. Çünkü gerçek bazen insanın fikrinden daha büyüktür. Ey budun, Bilgiyi yalnızca güçlülerin elinde biriktirme. Bilgiyi paylaş. Öğret. Koruyup saklamak gereken bilgi vardır. Ama insanlığa yarayan bilginin amacı yalnızca birkaç kişinin üstünlüğü değildir. Bir çocuk daha iyi öğrensin diye. Bir hasta daha iyi yaşasın diye. Bir çiftçi toprağı daha iyi korusun diye. Bir toplum daha doğru karar versin diye. Bir insan diğerini daha iyi anlayabilsin diye. Bilgi böyle büyür. Ey insan, Eski ile yeni arasında bir savaş kurma. Eski bilginin içindeki değeri ara. Yeni bilginin içindeki imkânı da. Fakat ikisini de sorgula. Çünkü eski olduğu için doğru değildir. Yeni olduğu için de doğru değildir. Hakikat, zamandan daha büyüktür. Ey insan, Bir gün çocuk sana: “Neden?” diye soracak. Ona yalnızca cevap verme. Ona nasıl sorulacağını öğret. Çünkü hazır cevap bir süre yaşar. Soru sorma yeteneği nesiller boyunca yaşar. İşte bilgi böyle bir mirastır. Bir insanın bildiği şey kendisinden gider. Fakat öğrettiği şey başkasında devam eder. Bu yüzden bilgi taşı. Ama kibir taşıma. Bil. Fakat bilmediğini de bil. Ve en sonunda şunu hatırla: İnsanın bilgisi dünyayı tamamen anlamaya yetmeyebilir. Bu eksiklik utanç değildir. Belki hayretin başladığı yerdir. Çünkü insanın en büyük bilgeliği bazen şu cümledir: “Bilmiyorum. Öyleyse öğrenmeye devam edeceğim.”