4. SEZON · 11 / 12

İNSAN VE TENGRİ

Ey insan,

Bu kadar yol geldin.

Göğe baktın.
Toprağa bastın.
Suyu tanıdın.
Ateşi taşıdın.
Şehirler kurdun.
Gürültü yaptın.
Unuttun.
Hatırladın.
Öldün.
Yeniden başladın.
Birlik kurdun.
Bölündün.
Miras bıraktın.
Geleceği düşündün.

Şimdi yeniden göğe bak.
Fakat bu kez bir cevap istemek için değil.
Kendini ölçmek için.

Ey insan,

Tengri'yi bir kelimeye sığdırmaya çalışma.

Çünkü bazı kavramlar tek bir açıklamadan daha büyüktür.

Göğün sonsuzluğu.
Düzen.
Kader.
Yüksek olan.
İnsanın sınırını aşan varlık.

Bunların her biri insana kendi küçüklüğünü hatırlatabilir.

Fakat küçüklük değersizlik değildir.

Tam tersine: İnsan sınırlı olduğunu bildiğinde sorumluluğunu daha iyi anlayabilir.

Ey insan,

Göğe bakıp “Ben neyim?” diye sor.
Sonra yere bakıp “Benden ne bekleniyor?” diye sor.

Belki cevap gökyüzünden bir ses olarak gelmeyecek.
Belki bir işaret görmeyeceksin.
Belki taş sana doğrudan cevap vermeyecek.

Fakat soru yine de değerlidir.

Çünkü insanın kendinden büyük bir düzen karşısında durabilmesi kibrini azaltabilir.

Ey insan,

Tengri adını kullanmak kolaydır.

Ama o adı kendi çıkarının süsü hâline getirmek başka bir şeydir.

Kutsalın adını kendi öfken için kullanma.

Kendi üstünlüğünü kanıtlamak için kullanma.

Başkasını ezmek için kullanma.

Çünkü insanın kendi düşüncesini göğün iradesi sanması onu daha doğru yapmaz.

Tam tersine daha dikkatli olmayı gerektirir.

Ey insan,

Doğaya baktığında Tengri'yi gördüğünü iddia etmek zorunda değilsin.
Fakat doğanın senden büyük olduğunu kabul edebilirsin.

Göğe baktığında bir işaret bulmak zorunda değilsin.
Fakat göğün sana ait olmadığını hatırlayabilirsin.

Ölümle karşılaştığında bütün cevapları bulmak zorunda değilsin.
Fakat ölümlü olduğunu kabul edebilirsin.

Belki inancın en ağır tarafı tam da budur:
Bilmediğin şeyin karşısında da ölçülü kalabilmek.

Ey insan,

Tengri'ye yönelmek yalnızca başını göğe kaldırmak değildir.
Eline verilen gücü nasıl kullandığına bakmaktır.
Toprağa nasıl davrandığına bakmaktır.
İnsana nasıl davrandığına bakmaktır.
Sözünü taşıyıp taşımadığına bakmaktır.

Çünkü insan inandığını söyler.
Fakat yaşadığı şey, sözünden daha çok konuşur.

Ey insan,

Tengri'yi arıyorsan kendini dünyanın merkezi yapma.
Kendini değersiz de sanma.

Yerini bil.
Sınırını bil.
Sorumluluğunu bil.
Hayretini koru.
Doğaya saygı duy.
Ölümü hatırla.
İnsana adil ol.
Gücünü ölç.

Çünkü insanın gökle kurduğu ilişki yere nasıl bastığında da görünür.
Ve belki göğe doğru çıkan en uzun yol insanın kendi kibrinden aşağı inmesidir.

Ey insan,

Gökyüzü hâlâ orada.
Yıldızlar hâlâ yanıyor.
Rüzgâr hâlâ esiyor.
Toprak hâlâ taşıyor.
Su hâlâ akıyor.

Sen ise kısa bir zaman için buradasın.

Bu yüzden kendinden büyük olmaya çalışma.

Kendinden büyük olanın içinde yerini bul.