3. SEZON · 10 / 12
TOHUM
Tohum küçüktür, ey insan. Avucunda kaybolur. Bir taş kadar ağır değildir. Bir dağ kadar büyük değildir. Fakat içinde bir ormanın ihtimali vardır. Bu yüzden tohum geleceğin küçük bir başlangıcıdır. Ey insan, Bir tohum ektiğinde hemen gölge istemezsin. Beklersin. Toprakla sabredersin. Suyu verirsin. Güneşi beklersin. Sonra küçük bir filiz çıkar. Daha sonra dal. Daha sonra yaprak. Daha sonra gölge. İnsan hayatı da biraz böyledir. Bugün yaptığın her şey yarın aynı büyüklükte görünmez. Bazı iyilikler hemen karşılık bulmaz. Bazı sözler yıllar sonra anlaşılır. Bazı kararların sonucunu sen göremezsin. Bu onları değersiz yapmaz. Ey insan, Ağaç dikmek bazen geleceğe inanmanın biçimidir. Çünkü ağacı dikerken onun gölgesinde oturmayacağını bilirsin. Belki çocukların da oturmaz. Belki onların çocukları oturur. İşte gerçek miras bazen budur: Kendinden sonra gelecek birinin hayatını düşünmek. Ey budun, Bir toplumun geleceği yalnız büyük projelerle kurulmaz. Küçük tohumlarla da kurulur. Bir çocuğa verilen iyi eğitim. Bir korunmuş orman. Bir temiz su. Bir doğru bilgi. Bir güvenilir kurum. Bir dürüst söz. Bir ustanın öğrencisine verdiği zanaat. Bunların her biri tohumdur. Sonucu hemen görünmeyebilir. Fakat birikerek bir dünya oluşturur. Ey insan, Bazı insanlar yalnızca bugün için yaşar. Tüketir. Biter. Yeniden ister. Sonra yine tüketir. Fakat tohum eken kişi başka türlü düşünür: “Benden sonra ne olacak?” Bu soru insanın bakışını değiştirir. Çünkü gelecek soyut olmaktan çıkar. Bir çocuk olur. Bir ağaç olur. Bir nehir olur. Bir dil olur. Bir şehir olur. Bir ev olur. Ve senin kararların onların içine işlemeye başlar. Ey insan, Her insan tohum eker. Bazen farkında olarak. Bazen değil. Bir söz tohumdur. Bir öfke de. Bir iyilik de. Bir alışkanlık da. Bir korku da. Bir eğitim de. Bir ihmal de. Bu yüzden “benim hayatım” dediğin yerde bile gelecek vardır. Senden çıkan şeyler başkasının toprağına düşebilir. O yüzden neyi ektiğine dikkat et. Çünkü bazı tohumlar yıllarca sessiz kalır. Sonra büyür. Ve bir gün senin ekmediğini sandığın bir şeyin ağacının altında başka insanlar oturur. Ey insan, Her şeyin meyvesini sen toplamak zorunda değilsin. Bazen en değerli iş meyveyi görmeden tohum ekmektir. Çünkü yaşam yalnızca “ben ne alacağım” sorusuyla değil, “ben ne başlatacağım” sorusuyla da ölçülür. Unutma: Bir taş yüz yıl dayanabilir. Bir ağaç daha uzun. Fakat bir insanın başkasına verdiği iyi bir düşünce bir ömürden de uzun yaşayabilir. İşte tohum budur: Kendinden büyük bir şeyin başlangıcı olmak.